Bir yelkenci yol seçmesi gerektiğinde yaptığı ilk şey, nereye gitmek istediğine bakmak değildir.
Şu anda nerede olduğuna bakar.
Denizde akıntı, rüzgâr dursa bile tekneyi kaydırır. GPS ya da deniz haritaları tam bunun için: gerçekten nerede olduğunu değil, nerede olduğunu sandığını değil, anlamak.
O denetlemenin adı gemi mevkii: belirli bir anda teknenin haritadaki kesin konumu. Onu GPS ile ya da eski usulle, kıyıdan görünen iki üç fenere kerteriz alarak bulursun.
Bir koordinattır. Kâğıt üzerinde bir çarpı. O çarpı olmadan çizeceğin her yol yalnızca bir varsayımdır.
Kişisel finansta da böyle işler.
Senin koordinatın net varlığın: bugün, sahip olduğun her şeyin değeri eksi borçlu olduğun her şey. İnsanların çoğu onu kesin olarak bilmez.
Ve sorunlar tam buradan başlar.
Sana yanlış soruyu soran araçlar
Bir kişisel finans uygulaması aç, herhangi biri. Sana ne soruyor?
"Dün ne kadar harcadın?"
"Aylık bütçen ne?"
"Ne kadar kazanıyorsun?"
Bunların hepsi işleyişe dair sorular. Akışla ilgili: giren, çıkan, kısmak istediğin. Hiçbiri konuma dair değil: hiçbiri sana nerede olduğunu söylemiyor.
Uygulamaların böyle davranmasının bir nedeni var. Akışı ölçmek kolay — hesap hareketlerini kalemlere ayırmak yeter. Konum ise farklı türden varlıkları (evler, fonlar, ETF'ler, dayanıklı mallar) toplamayı ve bazen görmediğin borçları (kalan konut kredisi, unutulmuş taksitler, arabanın kiralaması) çıkarmayı gerektirir. "Bak bu ay kaç kahve içmişsin"den daha yavaş ve daha az keyifli bir iş. Bu yüzden piyasa seni itmesi kolay olan yere itiyor.
Sorun şu ki konumunu bilmeden hareket etmek kör bir iş.
Yıllarca her kahvenin ve her faturanın hesabını tutabilir, yine de gerçek varlığının tahmininde on binlerce euro yanılabilirsin. Bu konudaki araştırmalar, insanların büyük çoğunluğunun kendi net varlığında %30'dan fazla yanıldığını gösteriyor — genellikle fazla tahmin ederek.
Fazla tahmin ediyorsun, çünkü iki kez sayıyorsun (hâlâ krediyle ödediğin evin değerini).
Çünkü unutuyorsun (bireysel emeklilik fonları, küçük yükümlülükler, düzenli taksitler).
Çünkü o anın duygusuyla yaşıyorsun (bu ay iyi geçti, demek genel olarak iyiyim).
Ve büyük bir şeye karar vermen gerektiğinde — ev almak, iş değiştirmek, bir çocuğa destek olmak — duygu yetmez. Olgular gerekir. Koordinat gerekir.
Net varlık tam olarak nedir
Açık olsun: net varlık, vadesiz hesabının bakiyesi değildir.
Maaş değildir. Bütçe değildir. Geçen ay ne harcadığın ya da ne biriktirdiğin değildir.
Çok basit bir çıkarma işlemidir:
Sahip olduğun her şey (pozitif varlıklar) EKSİ borçlu olduğun her şey (borçlar, yükümlülükler).
Pozitif varlıklar arasında: likit banka hesapları, devlet tahvilleri, ETF'ler, hisse senetleri, gayrimenkuller bugünkü piyasa değeriyle, bireysel emeklilik fonu, birikmiş kıdem tazminatı.
Borçlar arasında: kalan konut kredisi, arabanın kiralaması, kişisel krediler, henüz ödenmemiş taksitler.
Bazı mallar — araba, mobilya, beyaz eşya — özel varlıklardır: değeri vardır, ama zaman içinde düşen bir değer. Ödediğin fiyatla değil, bugünkü kalan değeriyle sayılmaları gerekir. Üç yıl önce 30.000 euroya alınan bir araba bugün büyük olasılıkla 18.000 ediyor: hesaba giren sayı bu.
Kısa bir örnek.
Marco'nun hesabında 12.000 nakit var, ETF'lerde 25.000, bugün 200.000 değerinde bir ev, 15.000'lik bir araba. Ayrıca 130.000 kalan konut kredisi ve 8.000 kişisel kredisi var.
Net varlığı: 12+25+200+15 eksi 130+8 = 114.000 euro.
Maaş değil, ayın birikimi değil, şu anda hesabında olan değil. Onun mutlak konumu.
Cashfulness'te kaydettiğin her işlem koordinatını kendiliğinden güncelliyor, çünkü muhasebe motoru çift taraflı kayıtta — şirketlerin altı yüz yıldır kullandığı tekniğin aynısı: her hareketin denk gelen iki yanı var ve net sonuç anında varlığa yansıyor.
Sen bir sayı görüyorsun. O sayı senin gemi mevkiin.
Maaş ise rüzgârdır. Eser, yönü ve şiddeti değişebilir, seni hızla götürebilir ya da yerinde bırakabilir. Ama rüzgâr konum değildir.
Ne kadar kazandığını bilip ne kadarın olduğunu bilmemek, hangi hızla gittiğini bilip nerede olduğunu bilmemek gibidir.
Koordinat elindeyken ne değişir
Sıradaki üç örnek varsayımsaldır — sayılar kimseye ait değil, yalnızca fikir vermek için. Üçünde de değişen aynı şey: koordinat, içgüdüyle alınmış bir kararı bilgiye dayanan bir karara dönüştürüyor. Sana ne yapacağını söylemiyor. Nereden başladığını söylüyor.
Birincisi: ev almak ya da bir yıl daha beklemek.
Koordinat olmadan maaşa ve bir duyguya göre karar veriyorsun ("bu yıl kendimi daha sağlam hissediyorum").
Koordinatla iki gerçek hesap yapıyorsun. İstenen peşinat: 50.000 euro. Şimdiki nakit: 70.000. Yani evet, yetiyor. Ama peşinattan sonra aylık 5.000 euro gidere karşılık 20.000 nakit kalıyor: dört ay karşılık, altı değil.
Amaç altı aylık paraşüt olsaydı, bu yıl henüz zamanı değil. Bekliyorsun, 10.000 daha biriktiriyorsun ve gelecek yıl rahatça alıyorsun.
Koordinat sana almamanı söylemedi. Tekneyi kırmadan bunu hangi koşullarda yapabileceğini söyledi.
İkincisi: daha az maaşa ama daha anlamlı bir işe geçmek.
Koordinat olmadan inançla ya da korkuyla karar veriyorsun — genellikle korku kazanır.
Koordinatla geçişi kaç ay taşıyabileceğini hesaplıyorsun. 30.000 nakdin varsa ve en düşük giderler ayda 2.500 ise, gelir hiç olmasa bile bir yıllık menzilin var.
Atlayış kör bir eylem olmaktan çıkıp bilgiye dayanan bir seçime dönüşüyor. Belki yine yapmamaya karar veriyorsun, ama ne yaptığını bilerek karar veriyorsun, elin titrediği için değil.
Üçüncüsü: bir çocuğa iş kurması için 15.000 euro vermek.
Koordinat olmadan sevgiden evet ya da korkudan hayır diyorsun. İki yanıt da kör.
Koordinatla, nakdinden çıkacak 15.000'in seni yine kendine koyduğun güvenlik eşiğinin üstünde bıraktığını görüyorsun. O zaman evet diyorsun ve bunu kaygısız söylüyorsun.
Ya da 15.000'in altında gerildiğini görüyorsun ve 8.000 öneriyorsun, altı ay sonra biraz daha değerlendirme olanağıyla. Bu dürüst bir evet, sevgi kılığına girmiş korku evetı değil.
Üç durumda da çilecilik yok. Kimse sana vazgeçmeni söylemiyor.
Koordinat kısıtlamaz, yönlendirir. Nerede olduğunu bilmek istediğin yere gitmeni engellemez. Onu gerçekten olanaklı kılar.
On dakikalık ritüel
Haftada bir kez on dakika ayır. Cashfulness'i aç, koordinatına bak, yedi gün öncesine göre nasıl hareket ettiğine bak.
Neredeyse her zaman hiçbir şey yapman gerekmiyor.
Beklediğin gibi gitti, olmayı beklediğin yerdesin, yol tutuyor. İyi böyle.
Birkaç hafta sonra öngörmediğin bir şey olmaya başlıyor. Ara ara aklına gelen düşünce — iyi mi gidiyorum? kötü mü gidiyorum? — sakinleşiyor. Her şey her zaman iyi gittiği için değil, onu hayal etmek zorunda kalmayı bıraktığın için. Bir sayı var. Güncel. İstediğinde ona bakabiliyorsun. Ve neredeyse her zaman o sayı sana yolun tuttuğunu söylüyor.
Bu, arka planda bir kaygı taşımakla arka planda bir veri taşımak arasındaki farktır. İkincisi birincisinden çok daha az enerji harcatır.
Koordinatın sana farklı bir şey söylediği az sayıdaki durumda — beklenenden büyük bir öngörülemez harcama, değeri düşen bir varlık, otomatik ödemeyi unuttuğun için büyümüş bir borç — artık bunu sorun olmadan önce biliyorsun.
Altı ay sonra, yolu acil durumda yeniden düzeltmek gerektiğinde öğrenmiyorsun.
Yıllarca koordinatı olmayan kişi genellikle iki manzaradan biriyle karşılaşır.
Ya kötü bir anda (iş kaybı, boşanma, hastalık) sandığından daha azına sahip olduğunu keşfeder — ve zaman isteyen şeyleri hızla toparlaması gerekir.
Ya da sandığından fazlasına sahip olduğunu keşfeder ve yıllarca kendini hiç zorlanmadan karşılayabileceği şeylerden yoksun bıraktığını ancak sonradan fark eder.
İki manzara da farklı biçimlerde pahalı.
Cashfulness senin yerine karar vermiyor. Ev alıp almayacağını, iş değiştirip değiştirmeyeceğini, bir çocuğa destek olup olmayacağını söylemiyor. Başlayacağın koordinatı veriyor. Gerisi senin seçimin, onu bilgiyle yapıyorsun.
Ve koordinatın her zaman senin kalıyor. Hassas bir veri ve ona öyle davranıyoruz.
— Vittorio